Sıkıcı Florida’dan renkli Floridita’ya

Annemin vefatından 8 ay sonra, 2015 yılının Kasım ayında, tüm işi gücü ve evi barkı bırakıp, yerleşme hayaliyle gittiğim Miami ve genel olarak Florida eyaletiyle ilgili bazı gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu kararı aldığımı öğrenen UNICEF’teki Amerikalı arkadaşlarımın ilk sorusu hemen ‘Neden Florida?’ olmuştu. Kuzenimin orada yaşadığını ve uyum sağlama sürecinde bana yardımcı olacağını düşündüğümü…

Efsane ülke Küba’daki günlerim

Küba’yı görmeyi kim istemez ki? Türkiye’deki insanların sosyo-ekonomik durumu ve siyasi görüşü ne olursa olsun, Küba’ya karşı genel bir sempatisi olduğunu düşünüyorum. Her şeyden öte tıpkı bizler gibi emperyalistlere karşı tarihsel duruşları ve özgürlüklerine olan düşkünlükleri ile saygınlık ve hayranlık uyandıran Küba, uzaklardaki ‘güzel ve yalnız bir ülke’! Eminim ki imkanı olsa Küba’yı ziyaret etmek…

Meksika’nın en güzel kenti: San Cristóbal

Meksika seyahatim tüm hızıyla devam ediyordu. Beni Oaxaca’dan Zapatistaların topraklarına, yani Chiapas eyaletinin en güzel kenti San Cristobal’a götüren otobüsteyim. Sabahın ilk ışıklarında ormanlarla kaplı sisli dağ yollarında ilerliyoruz. Yaklaşık 12 saatlik uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, 25 Şubat sabahında saat on gibi kentin küçük otogarına varıyorum. Otogarda internete girip son durumu kontrol ettikten…

Oaxaca’da geçen üç gün…

2016 yılının Şubat ayındayız. Ayın 21’i. Meksika seyahatim tüm hızıyla devam ediyor. 7 günlüğüne geldiğim bu ülkede 19. günümdeyim. Hem ülkeye hem insanlara hem de dillerine iyice alıştım.  Her geçen gün de sevgim ve hayranlığım artıyor. Başkent Meksiko, Teotihuacan,  Zihua, Acapulco, Puebla derken bir sonraki durak Oaxaca eyaletinin başkenti Oaxaca de Juarez. Yazılması da okunması…

Melekler şehri Puebla

Acapulco’dan mola olmaksızın yedi saat süren bir otobüs yolculuğundan sonra Puebla’ya ulaştım. Terminalde güvenli taksi için uzun bir kuyruk vardı. Kuyrukta beklerken New York’ta yaşayan Meksikalı bir öğretmen ile ayaküstü sohbet ettik. Derken sıra bana geldi ve iyi İngilizce konuşan kibar bir taksici ile sohbet ede ede şehir merkezine geldik. Üç katlı taş bir binaydı…

Dünyanın en tehlikeli 10 kentinden biri: Acapulco

Meksika’da başkent Meksiko, antik kent Teotihuacan ve Pasifik Okyanusu kenarındaki sevimli Zihuatanejo’dan sonraki durağım Acapulco olacak. Her şey Zihua’da huzurlu geçen bir iki günden sonra Adriana’ya Puebla’dan gelen sürpriz bir telefonla değişmişti. Annesinin aniden rahatsızlanması haberi üzerine, Puebla’ya doğru yola çıktık. Ben ise yol üzerinde Acapulco’da üç dört gün geçirip, hem kafa dinleyecektim hem de…

Pasifik Okyanusu kıyılarına doğru: Zihuatanejo

Ünlü antik kent Teotihuacan’ı ziyaret ettikten sonra tekrar başkent Meksiko’ya döndük. Bir sonraki durağımız Adriana’nın yaşadığı Pasifik Okyanusu kıyısındaki küçük ve sevimli kent Zihuatanejo. Temiz ve sakin otogardan otobüsümüze biniyoruz. Buraya özgü bir uygulama ile yiyecek içecekleri otobüse binmeden alıyoruz. Müthiş rahat, inanılmaz geniş koltukları ve ayak uzatma aparatı olan, temiz bir tuvaleti ve şoför…

Meksiko: İstanbul çarpı iki!

Yerleşme planlarıyla gittiğim, iki ay geçmeden bu planımdan vazgeçtiğim, son dönemleri adeta ızdırap olan Florida maceram ‘nihayet’ son buluyordu. Bir an önce kendimi Latin Amerika’ya atma heyecanı içindeydim. Meksikalı mektup arkadaşımın Detroit’te okuyan oğlunun başkent Meksiko’daki evin anahtarları kargoyla Miami’ye ulaştı, bilet alındı, küçük bir bavul hazırlandı. Derken, 2 Şubat günü akşam saatlerinde Miami’den Monterrey…

Odessa: A city can make you a poet

The first time, I visited Odessa for a week in July, 2013. I really enjoyed this fabulous city during the period of my short visit. Odessa is a very cosmopolitan, multi-cultural and multi-lingual city which reserves a ‘Mediterranean soul’ inside as well. Also, the city contains a ‘female soul’ and maybe that’s why they call…

Odessa: İnsanı şair edebilecek kent!

Sizlere bir hafta kaldığım Odessa’dan aklımda kalanları ve objektifime takılanları sizinle paylaşmak istiyorum. Odessa her şeyden önce çok kozmopolit, çok kültürlü, çok dilli bir kent. Bir Karadeniz şehrinden çok Akdenizli havası var bazı bölümlerinde. Ancak, sakinlerinin ‘Odessa Mama’ / ‘Odessa Anne’ olarak adlandırdığı bu feminen kent, sonuçta mimarisi ve yaşam kültürü ile gerçek bir Doğu…