Yedi gün olarak planladığım Meksika seyahatimin 27. günündeyim! Zorunlu değil, gönüllü bir uzatma bu aslında. Gezmeye doyamadığım ülkelerden biri Meksika çünkü. Chiapas eyaletinde son olarak Palenque’yi ziyaret edeceğim, ardından da en güneydeki Yucatan yarımadasını gezeceğim. Bu satırları yazdığım sırada, bana göre Meksika’nın en güzel kenti San Cristobal de las Casas’tan Palenque’ye doğru bir otobüste ilerliyoruz….
Etiket: Meksika
Meksika’nın en güzel kenti: San Cristóbal
Meksika seyahatim tüm hızıyla devam ediyordu. Beni Oaxaca’dan Zapatistaların topraklarına, yani Chiapas eyaletinin en güzel kenti San Cristobal’a götüren otobüsteyim. Sabahın ilk ışıklarında ormanlarla kaplı sisli dağ yollarında ilerliyoruz. Yaklaşık 12 saatlik uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, 25 Şubat sabahında saat on gibi kentin küçük otogarına varıyorum. Otogarda internete girip son durumu kontrol ettikten…
Oaxaca’da geçen üç gün…
2016 yılının Şubat ayındayız. Ayın 21’i. Meksika seyahatim tüm hızıyla devam ediyor. 7 günlüğüne geldiğim bu ülkede 19. günümdeyim. Hem ülkeye hem insanlara hem de dillerine iyice alıştım. Her geçen gün de sevgim ve hayranlığım artıyor. Başkent Meksiko, Teotihuacan, Zihua, Acapulco, Puebla derken bir sonraki durak Oaxaca eyaletinin başkenti Oaxaca de Juarez. Yazılması da okunması…
Melekler şehri Puebla
Acapulco’dan mola olmaksızın yedi saat süren bir otobüs yolculuğundan sonra Puebla’ya ulaştım. Terminalde güvenli taksi için uzun bir kuyruk vardı. Kuyrukta beklerken New York’ta yaşayan Meksikalı bir öğretmen ile ayaküstü sohbet ettik. Derken sıra bana geldi ve iyi İngilizce konuşan kibar bir taksici ile sohbet ede ede şehir merkezine geldik. Üç katlı taş bir binaydı…
Dünyanın en tehlikeli 10 kentinden biri: Acapulco
Meksika’da başkent Meksiko, antik kent Teotihuacan ve Pasifik Okyanusu kenarındaki sevimli Zihuatanejo’dan sonraki durağım Acapulco olacak. Her şey Zihua’da huzurlu geçen bir iki günden sonra Adriana’ya Puebla’dan gelen sürpriz bir telefonla değişmişti. Annesinin aniden rahatsızlanması haberi üzerine, Puebla’ya doğru yola çıktık. Ben ise yol üzerinde Acapulco’da üç dört gün geçirip, hem kafa dinleyecektim hem de…
Pasifik Okyanusu kıyılarına doğru: Zihuatanejo
Ünlü antik kent Teotihuacan’ı ziyaret ettikten sonra tekrar başkent Meksiko’ya döndük. Bir sonraki durağımız Adriana’nın yaşadığı Pasifik Okyanusu kıyısındaki küçük ve sevimli kent Zihuatanejo. Temiz ve sakin otogardan otobüsümüze biniyoruz. Buraya özgü bir uygulama ile yiyecek içecekleri otobüse binmeden alıyoruz. Müthiş rahat, inanılmaz geniş koltukları ve ayak uzatma aparatı olan, temiz bir tuvaleti ve şoför…
Teotihuacan: Aztek piramitlerine seyahat…
Florida’da geçen sevimsiz iki buçuk aydan sonra, Meksika bana ilaç gibi gelmişti adeta. Yeniden enerji dolu hissediyordum kendimi. Tıpkı Türkiye’deki gibi… Başkent Meksiko’dan ayrılmadan önce ünlü antik kent Teotihuacan’ı ziyaret etmeye karar verdik ve Adriana ile birlikte piramitlere doğru kentin kuzey otogarından (Del Norte) bindiğimiz bir otobüsle yola çıktık. Yol boyunca merakla dışarıyı izlemeye başladım….
Meksiko: İstanbul çarpı iki!
Yerleşme planlarıyla gittiğim, iki ay geçmeden bu planımdan vazgeçtiğim, son dönemleri adeta ızdırap olan Florida maceram ‘nihayet’ son buluyordu. Bir an önce kendimi Latin Amerika’ya atma heyecanı içindeydim. Meksikalı mektup arkadaşımın Detroit’te okuyan oğlunun başkent Meksiko’daki evin anahtarları kargoyla Miami’ye ulaştı, bilet alındı, küçük bir bavul hazırlandı. Derken, 2 Şubat günü akşam saatlerinde Miami’den Monterrey…
Orta Amerika’daki Anadolu: Meksika
Meksika ile başlayacağım Orta Amerika seyahatim öncesi; Florida’da geçirdiğim 2,5 ayda Miami, Orlando ve Key West’i gördüm. Miami’deki Little Havana, Orlanda’da şehir merkezi ve Key West’teki Ernest Hemingway müze evi en çok aklımda kalan ve bende iz bırakan yerler oldu. Bunun dışında kendimi sürekli ‘Truman Show’ filmindeki ana karakter gibi hissettim! Ölesiye sıkıcı, ölesiye sakin……