Kuzeyin sakin şehri Minsk

2015 yılının 3 Kasım tarihinde İstanbul’dan beni Minsk’e götürecek uçağa bindim.

Bileti o günün parasıyla gidiş dönüş 414 liraya almışım. Bu satırları yazdığım 2020 yılı için neredeyse ‘bedava’ denilecek bir rakam. Şimdilerde hem korona öncesi özgürce seyahat ettiğimiz o günleri, hem de o dönemlerin ekonomik koşullarını ve güçlü Türk Lirası dönemlerini özlüyor insan.

Uçakta yan koltukta oturan Burhan abi ile tanıştım, başladık koyu bir sohbete. Minsk’e ilk kez gittiğimi öğrenince uzun uzun anlatmaya başladı. Biraz hayat hikayesi biraz da Minsk ve Belarus üzerine… Kendisi turizm sektöründe, eşi Belarus, konuşkan, neşeli ve yardımsever biri. Uçaktan indikten sonra, işlemlerimizin ardından valizlerimizi alıp otobüse bindik ve birlikte tren istasyonuna geçtik.

Birer kahve alıp sohbete devam ederken, yan masada bir gencin elindeki bir kağıda karakalem portremi yaptığımı fark ediyorum. Bir yandan Burhan abi ile konuşuyorum ama bir yandan da yan gözle çizime bakıyorum. Arkasında resmi yazıların olduğu bildiğiniz saman kağıda çizdiği portremi gelip hediye ediyor. Bir beklentisi olmadığı o kadar açık ki. Muhtemelen hem biraz harçlık çıkarmak daha da önemlisi pratik yapmaya çalışan bir resim meraklısı ya da öğrencisi.

Çok teşekkür ediyorum genç ressama yüzümde koca bir tebessüm ile. Gerçekten de beni mutlu eden bir sürpriz oldu bu kentteki ilk saatlerimde. Hayatımda ilk kez bir portre resmim oluyor sonuçta. Sonra bir an kararsız kalıyorum, para mı vermeliyim, yoksa para teklif edersem acaba yanlış mı anlar diye düşünüyorum. Derken kahve ve yiyecek bir şeyler ısmarlayarak bize eşlik etmesini teklif ediyorum. Hep birlikte kahve ve pasta eşliğinde yapılan sohbetten sonra bir daha hiçbir araya gelmeyecek bu adamın yolları ayrılıyor. Burhan abi trenle gideceği kente, ben şehir merkezine, genç delikanlı ise tren istasyonunda portresini çizeceği yeni insanlar aramaya…

Minsk, genel olarak oldukça sakin, huzurlu ve güvenli bir şehir. Sovyetler döneminin etkileri hala güçlü de olsa Doğu Avrupa mimarisinin güzel örneklerini de görmek mümkün. Trafik sakin, yollar geniş ve gayet temiz. Güvenlik konusunda gitmeden olumlu yorumlar okumuştum, gerçekten de orada bulunduğum sürede en ufak bir olumsuzluk görmedim ve tedirginlik yaşamadım. O sene Başkan Lukaşenko %75 ile yeniden başkan seçilmişti. Şimdilerde ise son seçim tartışmaları ve çıkan protestolar ile tekrar gündemde…

Hostelim Oldtown’da üç katlı, eski bir bina. Özel odanın gecelik fiyatı 550,000 Ruble (90 TL / 30 USD). O dönemde 1 dolar 17,500 rubleye tekabül ediyordu. İlginç bir bilgi de ülkede bozuk para kullanılmaması. İki gece hostelde kaldıktan sonra, gecelik 45 dolar karşılığında eşyalı ve modern bir stüdyo bir daire kiralamaya karar verdim. Böylesi daha konforlu ve rahat çünkü.

Kentin görülmesi gereken yerleri; İlginç ve modern mimarisi ile Ulusal Müze, Minsk Opera Binası, Nezavizimosti, Plosha Peramoyi, Aşk Adası, Oyuncak Müzesi, Minsk Sirki. Altı günlük sürede en keyif aldığım mekanlar Oyuncak Müzesi, Kedi Müzesi ve Opera oldu.

Kent merkezindeki küçük bir gölette yer alan minik Aşk Adası’nı ve üzerindeki şapeli ziyaret edebilirsiniz. Burada yeni evlenen çiftlerle karşılaşmak çok olası elbette. Kedi Müzesi ile ilginç bir deneyim oldu. Çocuklara hayvan sevgisi aşılamak açısından da önemli bir işlevi var. Kediler, kedilerle ilgili çeşitli hediyelikler, kedi aksesuarları, kedi resimleri, kedi kitapları, çocuklar için okuma ve oyun alanları olan harika bir mekan. Keşke ülkemizde de böyle mekanlar olsa diye düşünmeden edemiyor insan.

Sirkler konusunda özellikle son yıllarda önemli bir tartışma söz konusu. Özellikle de sosyal medyada. Sirklerdeki hayvanlara yapılan eziyetler çeşitli videolar ile gözler önüne seriliyor. O yüzden bir daha bir sirke asla gitmeme kararı aldım. Bizler için 80’ler nostaljisi olan sirkler, Doğu Avrupa’da hala ailelerin çocukları ile vakit geçirebileceği önemli mekanlardan biri olma özelliğini koruyor. Minsk Sirki de bunlardan bir tanesi. Binanın önündeki hayvan heykelleri de oldukça göz alıcı.

Cafe News, Grand Cafe ve Nashe Mesta’yı hoş vakit geçirebileceğiniz ve farklı lezzetler tadabileceğiniz güzel kafeler olarak listeme ekledim. Minsk gece hayatı ile ünlü bir şehir bildiğiniz gibi. Ben yazın değil, kışın gittiğim için o kadar hareketli değildi. Şehir rehberlerinde de adı geçen ünlü mekanlar şöyle: Dozari, Next Level, Black Hole, Overtime, Fashion, Belarus Oteli alt katındaki Corset Club, Beleaveja, Afrika, Loft. Bunların dışında benim gibi rock müzik sevenler için Coyote Club ve TNT Rock Club’ı önerebilirim.

Özetle Belarus’un başkenti Mink vizesiz gidilebilecek farklı bir ülke / şehir keşfetmek isteyenler için ideal bir seçenek. 

Yorum bırakın