Belize’de mercan adasına seyahat

Uzatmalı Meksika maceramdan sonra Orta Amerika seyahatimin ikinci ülkesi Belize olacak. Tulum’dan bindiğim otobüs ile Chetumal üzerinden önce Belize sınırına, sonra da devamında Belize City’ye ulaştım. Açıkçası şimdiye kadar gördüğüm en berbat otogarlardan biri bu. Her yer dökülüyor, temizlik hak getire ve içeride tam bir keşmekeş var. Kendimi Latin Amerika’dan Afrika’ya ışınlanmışım gibi hissettim bir an. Aynı duyguyu Dominik Cumhuriyeti’nden Haiti’ye geçtiğimde de yaşamıştım.

Makedon arkadaşım beni otogarda bekleyecekti, ama otobüs boşaldı, benimle birlikte inen yabancı turistler birer birer gözden kayboldu, bir tek ben kaldım. Taksiciler akbaba gibi üşüştüler hemen. Aralarından sıyrılıp otogarın çıkış kapısına yöneldim. Sokakta belki bir market bulurum diye biraz ilerledim ama fazla tekin gelmeyince geri dönüp tekrar beklemeye başladım. O arada Biljana’dan ‘Yoldayız, geliyoruz’ mesajı ulaştı. Yaklaşık on dakika sonra, bir Türk ve iki Makedon Belize’de kucaklaştı.

Biljana Ankara

Biljana benim UNICEF Türkiye’den tanıdığım bir arkadaşım. Geçici görev ile Üsküp’ten Ankara’ya gelip, bizimle birlikte yaklaşık 3 ay çalışmıştı. Onunla İngilizce konuşurken, birden Makedonca’ya geçtiğimde ne kadar şaşırdığını dün gibi hatırlıyorum. Sonrasında Makedon göçmeni olduğumuzu öğrenince bizim evde de misafir ettik. Balkan müzikleri, yemekleri ve sohbeti eşliğinde… Hem konukseverliğimizden hem de kendi dilini konuşacak birilerini bulmuş olmaktan dolayı çok mutlu olmuştu. Teyzemin böreklerine hayran kalmıştı tabii ki! Yemek yediğimiz sırada, eniştem de tabletten en güzel Makedon halk türkülerinden biri olan ‘Jovane Jovanke’yi açınca duygusal anlar yaşanmıştı mutfakta…

Biljana sonradan yine UNICEF’te çalışan erkek arkadaşı Ilija’nın yanına Belize’ye gittiğinde de irtibatı hiç kesmemiştik. Sonrasında Meksika’dayken ona Belize’ye gelip kendisini de ziyaret etmek istediğimi yazdığımda inanamamıştı. Henüz ailesinden bile kimse gelmemişti. Ve işte ilk misafir olarak Belize City otogarında içtenlikle kucaklaşıyorduk iki yıl aradan sonra tekrar.

Belize City’de Makedon kardeşliği

Ilija da beni oldukça sıcak karşılamıştı, ilk kez tanışmamıza rağmen. Kentin görece iyi bir mahallesinde iki katlı, yüksek duvarlı ve bahçeli evlerine ulaşınca ilk işim duş almak oldu. Sonrasında çok güzel bir kahvaltı eşliğinde uzun bir sohbet başladı. Annemin vefatı, UNICEF’ten ayrılıp Amerika’ya yerleşme hayalim, Miami maceram, sonrasında çıktığım Orta Amerika turu… Onlar da bana Belize’deki gündelik hayat ve iş hayatından bahsettiler bir süre. Sonrasında hemen bir sırt çantası hazırlamamı, çünkü benim için sürpriz bir gezi planı yaptıklarını söylediler. Bayılırım böyle sürprizlere ve kısa seyahatlere…

IMG_3852
Makedon dostlarım Biljana ve Ilija

Arabayla yolda giderken etrafı da izleme şansım oldu ama açıkçası kayda değer bir şey göremedim. Kent merkezi de yine bana pek tekin gelmedi tuhaf bir şekilde. Arkadaşlarım olmasa kendimi güvende hissedeceğim bir yer değil burası. Guatemala, Honduras, Nikaragua kadar tehlikeli değil belki de ama ben öyle hissettim. İskeleye giderken yolda bir adam yaklaşarak tuhaf bir İngilizce aksan ile bize ayaküstü ot satmak istedi. Hızlı adımlarla uzaklaştık yanından.

Caye Caulker’e seyahat

IMG_6787Bana hazırladıkları sürpriz tropikal bir ada seyahati. Sabah on buçuk gibi bir çeşit deniz otobüsüne binmiştik bile. Arka tarafta olduğumuz için son sürat giden teknenin geride bıraktığı beyaz köpükleri izlemek oldukça keyifli olmuştu. Yarım saat sonra Belize’nin en ünlü ve en turistik adalarından biri olan Caye Caulker’e vardık. Tıpkı filmlerdeki gibi inanılmaz sevimli ve küçük bir tropikal bir ada… İnce ve uzun bir ada yaklaşık sekiz kilometre uzunluğunda, en geniş yeri ise iki kilometreden az.

Sahil palmiye ağaçları ve iki katlı renkli ahşap evlerle dolu. Sahile paralel uzanan kumsal yolun iki kenarında yine ahşap standlar sıralanmış. Buralarda çeşitli hediyelik eşyalar, müzik enstrümanları ve el yapımı tablolar satıyorlar. Ada çocukları etrafta koşturuyor, palmiyelere kurdukları salıncaklarında sallanıyor, bisiklete biniyor ya da sahile yakın bir basketbol sahasında top peşinde koşturuyorlardı…Sakin ve telaşsız…

IMG_6624

Önce odalarımıza yerleştik, sonrasında bizimkilerin kaldığı otelin özel iskelesinde deniz keyfi yaptık. Turkuaz renkli sularda serinleme fırsatım oldu. Dün geceki yorucu yolculuğun acısını burada çıkardım. Güzel bir öğle uykusu çektim şezlongda. Ama uyandığımda kıpkırmızı olmuştum tıpkı ıstakoz gibi. Sonrasında Ilija ile biralarımızı alıp, koyu bir sohbete koyulduk. Daha çok da Balkanlar üzerine politik bir sohbet oldu. Tıpkı rahmetli dedem ile yaptığımız gibi…

Otele dönüp duş aldıktan sonra hep birlikte enfes bir İtalyan Restoranının bahçesinde güzel bir yemek yedik. Etraftaki ağaç ve çiçeklerden yayılan egzotik kokular ve gökyüzündeki ay geceyi daha da güzelleştiriyordu. Yine biraz İngilizce biraz Makedonca harika bir muhabbet çevirdik sevgili dostlarımla.

Otele döndükten sonra bir süre bir sonraki durağım olan Guatemala için kısa bir araştırma yaptım internette. Sonrasında tek başıma yarım saatlik bir yürüyüş yapıp, odama döndüm. Saat sabaha karşı 3’e geliyordu en son baktığımda…

Köpekbalıkları ve vatozlarla yüzmek

Ertesi sabah 9 buçukta arkadaşlarımla buluştuk. Dikkatimizi market, mağaza ve su sporları merkezindeki Çinliler çekti. Çinli turistlerden bahsetmiyorum elbette, Çinli işletme sahipleri bunlar. Bu küçük adayı nasıl bulup keşfettiklerini merak ediyor insan. Adadaki en büyük yapı olan üç katlı betonarme binanın sahibinin bir Çinli olduğunu öğrenince de şaşırmıyoruz artık.mercan

Dalış okulunda kişi başı 25 dolara anlaşıp, küçük bir botla yakınlardaki atole doğru yola çıkıyoruz. İlk kez bir mercan kayalıkları göreceğim hayatımda. Buranın Avustralya’dan sonra dünyanın ikinci büyük mercan kayalıkları özelliğini taşıması ayrıca heyecan verici!

Çocukluk yıllarımda okuduğum ilk kitaplardan biriydi Mercan Adası. İskoçyalı macera kitapları yazarı Robert Michael Ballantyne tarafından yazılan kitap hem okuduğum ilk birkaç kitaptan biri olması hem de daha o yaşlarda uzak ülkelere seyahat düşleri kurmamı sağlayan kitap olması açısından önemli benim için. İşte şimdi ben de o kitaptaki gibi beni mercan adasına götüren bir teknede yol alıyordum. Neredeyse kitap kapağındaki görselde olduğu gibi…

IMG_6781

Paletlerimizi  ve deniz gözlüklerimizi alıp başlıyoruz sığ sularda dalmaya. Mavinin her tonunu görmek mümkün burada. Nurse Shark cinsi minik köpek balıkları, vatoz, baracuda, tarmoon, kapan balıkları bize eşlik ediyor. Onlar da insanlara oldukça alışmış görünüyor. Dokunmanıza çok da aldırış etmiyorlar. Dalmayı fazla beceremesem de gördüğüm manzarayı hayatım boyunca unutmayacağım. Bu seyahatin en güzel anılarından biri de bu dalış olmuştu.

IMG_6791

Dönüş yolunda yanımızdaki Iowa’lı baba kız ile bir süre sohbet ettim. Dünyayı birlikte geziyorlar. Gündemdeki konu Trump olunca, mevzu ister istemez ona geliyor. Babası “Trump’tan dolayı ben utanç duyuyorum. O Iowa’ya geldi, biz kaçtık” diyor acı bir gülümsemeyle. Bir sonraki durağımın Guatemala olduğunu öğrenince, bana bu ülke hakkında bildiklerini aktarıyorlar. Yine güzel bir gezgin dayanışması oluyor özetle.

Öğlen iki buçuk gibi turumuz bitip teknemiz kıyıya yanaşınca hemen sahil kenarındaki güzel bir barda soluğu alıyoruz. Çoğunlukla turistlerin olduğu bu mekanda soğuk biralarımızı içerek keyif yapıyoruz bir süre. Otele döndükten sonra Guatemala’nın Flores kentine beni götürecek otobüs için rezervasyonumu yapıyorum. Duşlarımızı aldıktan sonra eşyalarımızı toparlayıp tekrar Belize City’ye dönüyoruz. Çünkü akşam Ilija’nın bir iş arkadaşının doğum günü partisine davetliyiz.

IMG_3869

Şehirdışında, bahçeli, güzel bir evde düzenlenen partide 5 kız ve bir erkek bizi karşılıyor. Doğum günü olan kızın eşi Nijeryalı, bir elektrik dağıtım firmasında çalışıyor. Kızlardan biri whaning dansı yapıyor televizyondaki müzik eşliğinde. Bu dans Jamaika ve Belize’de oldukça popüler olan seksi bir dans türü.Ilija’dan ülkede erken yaşta doğumun çok yaygın olduğunu ve AIDS konusunda çok da bilinçli olmadıklarını öğreniyorum. Örneğin evlerine temizliğe gelen kız 14 yaşında hamile kalmış maalesef! Partiden ayrılmadan önce hep birlikte bir hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra vedalaşıyoruz.

IMG_3882

Sırada Guatemala var

Sonrasında bir restoranda akşam yemeğimizi yedikten sonra eve geçtik. Biraz internette sörf yaptıktan sonra saat on gibi kendimi yatağa attım. Ertesi gün Belize’ye veda ve yeni bir yolculuğa çıkma zamanı. Sabah sekiz gibi uyandım. Biljana ile çok keyifli bir kahvaltı yaptık. 9 buçuk gibi beni otogara bıraktı. Her şey için çok teşekkür ettim ve tekrar görüşmek üzere vedalaştık. Kim bilir bir daha ne zaman nerede karşılaşacağız yine?

Otobüsümün tekerleri saat tam onda döndü. Tanıtımlardaki lüks ve yeni otobüsten eser yok. Oldukça eski bir otobüs. Üstelik klima da çalışmıyor bu havada! Öğleye doğru sıcaklık arttı doğal olarak, biz de sanki hamamdaymışız gibi resmen piştik. Derken öğlen saat bir gibi Belize & Guatemala sınırına vardık. 19 dolar ödeyerek Belize’den çıkış yaptım.

Gezdiğim ülkeler listesindeki 29. ülke olacak Guatemala’ya girerken mutlu ve heyecanlıyım.

(Mart 2016)

Yorum bırakın