Birand’ın ardından…

Görsel

mehmet ali birand hep “enternasyonel” bir insandı…

alman hastanesinde doğdu, fransız lisesi’nde okudu, brüksel’den bildirdi, sonrasında yüzlerce ülke ve şehirde röportajlar yaptı, dünya kenti istanbul’da yaşadı, amerikan hastanesi’nde öldü!

gazetecilik koşusu da görüşleri de hep ‘uluslararasıydı’! hatta biraz fazlaca uluslararasıydı bazı yorumları ancak hiç şüphesiz 80’lerin gri türkiyesi’nde yurtdışına açılan tek pencere gibiydi 32.gün programı. o ekipten kimler yetişmedi ki! ali kırca, cüneyt özdemir, mithat bereket, can dündar, deniz arman, çiğdem anat…

90’lar ve sonrasında tartışılacak, eleştirilecek çok noktası vardır elbette -trt arşivleri davası, her dönemin iktidarına fazlaca yakın olması ve özellikle de son dönemdeki bazı röportajları vs.-

ancak yine de tüm bunlar onun önemli bir gazeteci, televizyoncu ve ekip lideri olduğu gerçeğini değiştirmez! güleryüzü, meslek aşkı, pozitif yapısı, yaşama enerjisi, hastalığıyla mücadele azmi ve elbette o meşhur gafları ile beyaz ekrandaki unutulmazlar arasında yerini aldı.

fanatik derecede bir galatasaraylı olmasına rağmen, en güzel çArşı haberlerine de imza atarak kalbimizi kazanmıştır kendisi.

öyle ya da böyle türk basın ve televizyon tarihine imzasını atıp gitti…

güle güle birand…

 

(Ocak 2013)

Yorum bırakın